Haber

Uzmanlar uyarıyor: Bu 7 hatayı yaparsanız tüm verileriniz kalıcı olarak silinebilir

Dijital çağda hayati önem taşıyan verilerinizin bir anda yok olmasını engellemek için kaçınmanız gereken en yaygın hataları ve bu durumdan korunma yöntemlerini sizler için detaylıca inceledik.

Muhammet Karal
0
Uzmanlar uyarıyor: Bu 7 hatayı yaparsanız tüm verileriniz kalıcı olarak silinebilir

Günümüzde bilgisayarlarımızda sayısız hassas dosya ve son derece önemli kişisel bilgi saklıyoruz.

Beklenmedik bir donanımsal ya da yazılımsal sorun yaşandığında geçerli bir yedeğiniz yoksa yıllarca biriktirdiğiniz bu veriler kalıcı olarak silinebilir.

Veri kaybı yaşandıktan sonra dış etkenleri suçlamak yerine önleyici adımlar atarak bu durumu baştan engellemek her zaman çok daha akıllıca bir yoldur.

Cihazlarınızın yedeğini düzenli aralıklarla alarak olası yıkıcı saldırılara veya kazalara karşı her daim hazırlıklı olmanız gerekir.

Bu haberimizde, verilerinizin kaybolmasına neden olabilecek 7 hataya göz atıyoruz.

YEDEKLEME VE BULUT DEPOLAMAYI GÖZ ARDI ETMEK

Verileri yalnızca çevrimdışı sürücülerde saklamak veya yedekleme yapmayı tamamen es geçmek dijital güvenliğiniz için yapılan en büyük hataların başında gelir.

Olası bir felaket senaryosunda bilgisayarınızdaki tüm dosyalar kalıcı olarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır.

Ücretsiz bulut planları hayat kurtarıcı birer seçenek olsa da genellikle depolama alanı ve gelişmiş özellikler bakımından yetersiz kalır.

Bu sebeple dosyalarınızı güvende tutmak için uygun fiyatlı ve güvenilir bir yedekleme aboneliğine bütçe ayırmanız oldukça mantıklıdır.

Google Drive on beş gigabayt ücretsiz alan sunarken Apple iCloud ve Microsoft OneDrive sadece 5 gigabaytlık alanlarla yetinir.

İhtiyacınız daha büyükse Dropbox veya iDrive gibi güçlü alternatifleri değerlendirerek depolama hacminizi kolayca genişletebilirsiniz.

Eğer daha profesyonel platformlara ve karmaşık arayüzlere hakimseniz sektördeki diğer güvenilir seçeneklere de yönelebilirsiniz.

Acronis True Image, Backblaze, ShadowProtect SPX veya pCloud gibi hizmetler üst düzey koruma arayan kullanıcılar için harika birer araçtır.

RİSKLİ VE GÜVENLİ OLMAYAN YAZILIMLARI ÇALIŞTIRMAK

Pek çok kullanıcı Mac bilgisayarların Windows tabanlı cihazlardan daha güvenli olduğuna dair oldukça yaygın bir yanılgıya inanır.

Apple cihazlarındaki dahili XProtect ve Gatekeeper koruması güçlü bir kalkan sağlasa da hiçbir sistem zararlı yazılımlara karşı tamamen bağışık değildir.

Dikkatsiz davrandığınızda hem Windows hem de macOS sisteminize sızan virüsler sabit diskinizi tamamen bozup silinmesine yol açar.

Bu tür dijital felaketlerden kaçınmanın en basit ve etkili yolu şüpheli üçüncü taraf uygulamalarından uzak durmaktır.

Eğer Windows üzerinde mutlaka riskli görünen bir programı test etmeniz gerekiyorsa imdadınıza Windows Sandbox özelliği yetişiyor.

Bu yerleşik sanal makine sayesinde ana sisteminize hiçbir zarar vermeden uygulamaların güvenilirliğini tamamen izole bir ortamda deneyebilirsiniz.

Apple ekosisteminde yerleşik bir sanal makine bulunmasa da üçüncü taraf geliştiricilerin sunduğu harika alternatifler kullanıcıların imdadına yetişiyor.

UTM ve VMware gibi popüler araçları kurarak şüpheli programları ana sisteminize yüklemeden önce güvenle test edebilirsiniz.

YEDEKLEMEDE ALTIN KURALI UYGULAMAMAK

Veri güvenliğinde üç iki bir kuralı olarak bilinen strateji dosyalarınızı her türlü senaryoya karşı korumanın en temel yollarından biridir.

Bu evrensel kurala göre verilerinizin üç kopyasını farklı iki cihazda ve birini de bulut gibi tamamen harici bir konumda tutmalısınız.

Zamanla değişen dijital ihtiyaçlarla birlikte bu eski kural genişleyerek üç iki bir bir sıfır versiyonuna evrildi.

Bu yeni güvenlik sistemi verilerinizin en az bir kopyasının her zaman çevrimdışı olmasını ve sıfır hata ile doğrulanmasını şart koşar.

Dosyalarınızı pratik olduğu için sadece iki farklı bulut servisinde tutmak bilgisayar korsanlarının hedefi olduğunuzda tüm verilerinizi kaybetmenize yol açar.

Diğer bir alternatif olan 4-3-2 kuralı ise ana sistem dahil dört kopyayı üç farklı ortamda ve iki harici lokasyonda saklamayı önerir.

Bulut hizmetlerine ek olarak elinizde atıl duran eski bir sabit diski yedekleme amacıyla değerlendirebilirsiniz.

Bu fiziksel diski elektrostatik bir torbaya koyup güvenli bir yerde saklayarak verileriniz için aşılması imkansız bir kalkan oluşturursunuz.

SİSTEM GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAYI İHMAL ETMEK

İşletim sistemlerindeki yerleşik antivirüs yazılımları cihazlarınızı dış tehditlere karşı koruyan ilk ve en önemli savunma hattıdır.

XProtect otomatik yapısıyla arka planda sessizce çalışırken Windows Defender kullanıcılarına ayarları özelleştirme şansı sunar.

Windows Güvenlik sekmesine girerek cihazınızın koruma kalkanını kendi kişisel ihtiyaçlarınıza göre çok daha etkili bir hale getirebilirsiniz.

Buradaki detaylı seçenekleri kullanarak OneDrive dosyalarınızı bile tehlikeli fidye yazılımı saldırılarına karşı koruma altına alırsınız.

Güvenlik duvarı ve ağ koruması sekmeleri üzerinden yapacağınız ince ayarlar sayesinde sisteminizi dışarıdan gelecek siber saldırılara tamamen kapatırsınız.

Harici bir destek arıyorsanız Consumer Reports tarafından sektörün en iyilerinden biri olarak gösterilen Avira Antivirus Pro yazılımına da şans verebilirsiniz.

Bilgisayar korsanlarının eski protokollerdeki açıkları kullanmasını engellemek adına cihazınızın güvenlik güncellemelerini kesinlikle ertelemeyin.

Ayrıca akıllı ev aletlerinizin yerel ağınıza bir arka kapı açmasını engellemek için bu cihazları Zigbee gibi farklı bir ağ üzerinden internete bağlamayı deneyin.

ÇEVRİMDIŞI YEDEKLEME İÇİN SSD KULLANMAK

Hızlı kopyalama süreleri ve taşıması kolay boyutları nedeniyle SSD sürücüleri çevrimdışı yedekleme amacıyla satın almak son derece cazip görünebilir.

Ancak bu modern cihazlar uzun süre elektriksiz kaldığında içerisindeki hücreler şarjını kaybeder ve verileriniz zamanla kendi kendine bozulur.

NAND bellek teknolojisi kullanan katı hal sürücüleri aktif kalabilmek için düzenli bir elektrik akışına şiddetle ihtiyaç duyar.

Uzun süreli ve bağlantısız depolama senaryolarında sürücünün maruz kaldığı yüksek sıcaklıklar içerideki şarj kaybını daha da hızlandırır.

Bu büyük donanımsal riski ortadan kaldırmak için çevrimdışı veri yedekleme süreçlerinde geleneksel sabit diskleri yani HDD modellerini tercih edin.

Veri kopyalama hızı modern sürücülere göre daha yavaş olsa da bu cihazlar enerjiye ihtiyaç duymadan dosyalarınızı yıllarca güvende tutar.

Manyetik plakalar üzerinden işlem yapan geleneksel HDD birimleri elektriksiz ortamlarda veri kaybı yaşatmaz.

Sadece içinde hareketli mekanik parçalar bulunduğu için bu diskleri çok uzun süre rafa kaldırdığınızda sıkışma arızalarına karşı dikkatli olmalısınız.

GÜÇ KESİNTİLERİNE KARŞI ÖNLEM ALMAMAK

Bilgisayar başında yoğun çalışan biri için aniden yaşanan bir elektrik kesintisi saniyeler içinde tam anlamıyla bir kabusa dönüşebilir.

Uygunsuz bir anda güç kaybeden cihazınız anlık olarak üzerinde çalıştığınız dosyaların tamamen bozulmasına yol açar.

Oyunun otomatik kaydetme noktasında veya büyük bir medya dosyasını kopyalarken güç kesildiğinde yerel veri paketleri kalıcı hasar görür.

Eğer bu elektrik kesintisi kritik bir yazılım güncellemesi sırasında gerçekleşirse diskinizi tamamen biçimlendirip işletim sistemini sıfırdan kurmak zorunda kalırsınız.

Voltaj dalgalanmaları ise standart elektrik kesintilerinden çok daha acımasız sonuçlar doğurarak bilgisayarınızın donanımını yakıp hurdaya çevirir.

Yüksek elektrik akımı cihazın iç bileşenlerine ulaştığında ana kartınız ve diskiniz onarılamaz bir şekilde zarar görür.

Bu tür donanım ve veri kayıplarının önüne kalıcı olarak geçmek için kesintisiz güç kaynağı olarak bilinen cihazları kullanmalısınız.

UPS isimli bu donanımlar elektrikler gittiğinde sisteminizi güvenle kapatmanız için size değerli bir zaman kazandırır ve anlık voltaj yükselmelerini dengeler.

YEDEKLEME DOĞRULUĞUNU TEST ETMEYİ UNUTMAK

Verilerinizi kurallara uygun şekilde birden fazla kaynağa düzenli olarak yedeklemek ne yazık ki sürecin tamamen bittiği anlamına gelmez.

Eğer oluşturduğunuz bu yedeklerin kusursuz çalışıp çalışmadığını düzenli aralıklarla test etmezseniz günün birinde büyük bir hüsran yaşarsınız.

Kalite kontrol adımını tembellik edip atlamak, yedeğe acil ihtiyaç duyduğunuz bir anda dosyaların bozuk çıkması gibi yıkıcı senaryolara zemin hazırlar.

Yedekleme işlemi tamamlandıktan hemen sonra ilgili klasörleri kontrol ederek kopyalanan verilerin tamamen hatasız olduğunu teyit edersiniz.

Eksik veya bozuk dosyalar tespit ettiğinizde işlemi hiç vakit kaybetmeden tekrarlayarak hatanın kaynağını bulma şansını elde edersiniz.

Böylece kullandığınız yedekleme programının verimliliğini anında ölçer ve kalite yetersizse başka bir yazılıma geçme kararını hızlıca alırsınız.

Bu makaleyi paylaş

Yorumlar (0)

0/500
Küfür, hakaret, rencide edici ifadeler, inançlara saldırı ve imla kurallarına aykırı yorumlar yayınlanmaz.