Haber

Günlük hayatta sıkça kullanıyoruz: İşte pek bilinmeyen 5 radyoaktif nesne

Amerika Birleşik Devletleri Nükleer Enerji Bakanlığı tarafından paylaşılan veriler, günlük yaşamın bir parçası olan birçok nesnenin aslında eser miktarda radyasyon içerdiğini ortaya koyuyor.

Muhammet Karal
0
Günlük hayatta sıkça kullanıyoruz: İşte pek bilinmeyen 5 radyoaktif nesne

Radyasyon kelimesi duyulduğunda genellikle akıllara insan yapımı silahlar veya nükleer felaketlerin korkunç etkileri gelir.

Oysa radyasyon, bozunma sürecinde enerji yayan kararsız atomların yani radyoaktif izotopların tetiklediği tamamen doğal bir doğa olayıdır.

RADYOAKTİF İZOTOPLARIN DOĞAL VARLIĞI

Söz konusu radyoizotoplar duman dedektörlerinden acil çıkış tabelalarına, değerli taşlardan tükettiğimiz meyvelere kadar pek çok yerde zararsız miktarlarda bulunur.

Silah haline getirilmiş radyasyonun tehlikesi, vücuda kısa sürede büyük zarar verecek yüksek yoğunluktaki maddelerin çevreye yayılmasından kaynaklanıyor.

Günlük eşyalarda yer alan çok düşük seviyelerdeki radyoizotopların insan sağlığına doğrudan bir zarar vermesi mümkün değil.

Hatta bazı teknolojik ürünlerin amaçlarına uygun çalışabilmesi için bu eser miktardaki radyasyonun varlığı zorunlu bir ihtiyaçtır.

SAATLER

Zaman ölçümü ve radyasyon denilince akla ilk olarak atom saatlerinin mükemmel hassasiyeti ve rezonans frekansları geliyor.

Tüketici sınıfı atom saatleri doğrudan radyoaktif madde içermese de bazı kol saatlerinde bu maddeler aktif olarak kullanılmaktadır.

Özellikle karanlıkta parlayan kol saatleri, bu ışıltıyı sağlamak için içerisinde az miktarda trityum gazı barındıran cam kaplar taşıyor.

Trityumdan yayılan parçacıklar insan derisine nüfuz edemeyecek kadar zayıftır ve cam kap kırılsa bile yayılan doz tehlike sınırının çok altındadır.

ACİL ÇIKIŞ LEVHALARI

Ofislerde ve kamu binalarında gördüğümüz acil çıkış levhaları, elektrik kesintilerinde bile yollarını aydınlatmaya devam edecek bir teknolojiye sahiptir.

Bu levhaların pille çalıştığı düşünülse de aslında birçoğu gücünü saatlerde olduğu gibi trityum gazından almaktadır.

Levha içerisindeki tüplerde bulunan trityum gazı, fosfor tabakasıyla etkileşime girerek herhangi bir dış güç kaynağına ihtiyaç duymadan sürekli ışık yayar.

Bu güvenlik ekipmanlarından yayılan radyasyon dozu o kadar düşüktür ki bir kaza anında maruz kalınabilecek fiziksel travma radyasyon riskinden daha büyüktür.

DUMAN DEDEKTÖRLERİ

Yangın güvenliğinin en önemli parçası olan duman dedektörleri, 1960'lı yıllardan beri radyoaktif elementlerin sunduğu avantajlar sayesinde işlevini yerine getiriyor.

Cihazın dumanı algılayabilmesi için içerisindeki hava moleküllerini iyonize eden bir radyoizotop mekanizması kulllanılıyor.

Birçok duman dedektöründe folyo ve seramik katmanlarla korunan çok küçük miktarda Amerikyum-241 maddesi yer alıyoı.

Bu madde sayesinde oluşan iyon akışı, araya giren duman partikülleri tarafından kesildiğinde cihaz alarm vererek hayat kurtarıcı bir rol üstleniyor.

DEĞERLİ TAŞLAR

Değerli taşlar yer kabuğunda oluştukları süreçte uranyum gibi doğal radyoaktif minerallerle etkileşime girerek radyasyon barındırabiliyor.

Özellikle canlı renkleriyle dikkat çeken bazı mücevherler, bu görünümlerini yapay olarak uygulanan radyasyon bombardımanına borçludur.

Ametist veya sarı safir gibi taşların renklerini belirginleştirmek için üreticiler tarafından nötron veya elektron ışınları kullanılır.

Piyasaya sürülmeden önce radyasyonun dağılması için bekletilen ve güvenlik testlerinden geçen bu taşlar, kullanıcılar için risk taşımaz.

MUTFAĞIMIZDAKİ RADYOAKTİF MEYVE: MUZ

Vücudun ihtiyaç duyduğu temel minerallerden biri olan potasyum, doğada potasyum-40 adı verilen radyoaktif bir türevle birlikte bulunur.

Potasyum açısından oldukça zengin olan muzlar, bu durumun doğal bir sonucu olarak eser miktarda radyasyon içeriyor.

Bir adet muz tükettiğinizde vücudunuzun aldığı radyasyon miktarı, bir nükleer santralin yakınında durmaktan teknik olarak daha fazladır.

Ancak sağlık üzerinde olumsuz bir etki yaratması için bir insanın tek seferde milyonlarca muz yemesi gerekir.

Bu makaleyi paylaş

Yorumlar (0)

0/500
Küfür, hakaret, rencide edici ifadeler, inançlara saldırı ve imla kurallarına aykırı yorumlar yayınlanmaz.