Dünya Dışında Yaşam Var mı?

Dünya Dışında Yaşam Var mı?

Sayısız bilimsel ve astronomik gelişme, bilim kurgu filmleri, vb derken Dünya dışında yaşam var mı sorusu uzun yıllardır aklınızda değil mi? İşte yanıtı...

Biz Dünya canlılarından insanlar olarak hep merak etmişizdir; ‘bu koskoca evrende yalnız mıyız, yalnız değilsek neden iletişim halinde değiliz veya iletişim halindeyiz de biz mi bilmiyoruz’ gibi bir çok soru bizim evrende yer kaplamamız gibi aklımızda yer kaplamaktadır. Gelin bu üç soruyu baz alarak kısa ve merakınızı giderici cevaplar arayalım.

İlk soru: Bu evrende yalnız mıyız?

Yalnızlığı herkes bilir, bazen insana iyi gelir bazen kötü, kimisi yalnızlıktan korkar, kimisi yalnız kalabilmek adına her şeyi yapar; ama evrene döndüğümüzde bu olay biraz daha değişik bir hal alıyor. Evren uçsuz bucaksız ve halen genişlemekte olan bir yer ve biz bu yerde yalnızlığımızı inkar edercesine Dünya dışında canlı arıyoruz, aramalıyız da.

Düşününce koskoca evrende binlerce milyarlarca galaksi, yıldız sistemi ve gezegenler bulunmakta, bunlar arasında Samanyolu Galaksisi’nde bulunan nispeten küçük, mavi bir gezegen ise bizim yuvamız halinde. Böyle bir gezegen oluşabilmişse neden başka sistemlerde ve galaksilerde de bu imkan olmasın ki?

Dünya dışı canlıların varlığı, şu anki keşif ve bilgi durumu ile bence yoklukları da varlıklarının iddia edilemediği gibi iddia edilemez, çünkü biz insanoğlu olarak Uzay denilen ortamda henüz kendi ayağımızın dibini tam göremezken söz konusu canlıların yokluğunuda iddia edemeyiz.

Ne demiş Neil deGrasse Tyson:

“Dünya dışında yaşam olmadığını mı iddia ediyorsunuz? Bu, okyanustan aldığınız bir kap suya bakarak, okyanusta balinaların yaşamadığını iddia etmeye benziyor!”

Yalnız değilsek neden iletişim halinde değiliz?

İletişim halinde değiliz çünkü teknolojimiz daha ne veri gönderme bakımından ne de insanlı yolculuk bakımından yeterli seviyede değil. Bize şu anda ne kadar hızlı ve modern gibi gözükse de teknoloji aslında uzaysal çapta zerrenin zerresi ölçüğinde diyebiliriz.

İnsanlık tarafından gerçekleştirilen çabalar tabiki de boşa değil, fakat tabiri caizse 40 fırın ekmek yememiz gerekiyor. Dünya’dan gönderilen bir sinyalin hedefine ulaşması binlerce, milyonlarca yıl sürebilirken nasıl iletişim kurulabilir ki?

İletişim halindeyiz de biz mi bilmiyoruz?

Ne kadar ilginç bir soru değil mi nasıl biri, iletişim halinde olduğunu bilmez, farkına varmaz ki?

Tabii ki bu diğerlerinden göre daha fazla teori temelli bir soru, fakat her yasa yasa haline gelmeden önce bir teori değil miydi?

Popüler olan teorilerden bahsedelim;

1- İnsan görünümünde aramızda dolaşıyolar!

İnsan aklına çok uçuk bir teori olarak belirsede yıldızlar arası bir yolculuk yapan ırk için dış görünüş olarak kendini insanoğluna benzetmesi zor olmamalı veya belki de bizimle aynı saça, göze, buruna, dile, vücuda sahiptirler; neden olmasın?

2- Sadece önemli isim veya kurumlarla iletişim halindeler!

Evet, bir başka teori, bir önceki teoriye göre daha mümkünatı yüksek gibi geliyor.

Böyle bir gizlilik insanlığın bu varlıklarla tanışmasına hazır olmadığı için sağlanmış olabilir. Fakat kendi adıma böyle bir gizliliği ben reddederim, çünkü o kurumlardaki insanlar ve önemli insanlar kadar bende Dünya insanıyım!

3- Ticari ilişkiler yürütüyorlar!

Bir başka ihtimal de gizli ticaret olabilir, takas yolu ile teknoloji alımı olabilir. ABD’nin 51.Bölge vakasının altında böyle bir sebep neden yatmasın? Sizce garip değil mi o meşhur Roswell olayı olduktan sonra teknoloji birden atağa geçmedi mi?

Bu yazımda siz değerli okurlarıma düşündürerek bir şeyler aktarmaya çalıştım, içinizdeki merağı ateşleyebildiysem o ateşin sönmesine fırsat vermeyin ve kendi merak ettiklerinizin cevaplarını aramaktan vazgeçmeyin.

Hiç bir kıvılcımı hafife almayın, çünkü her büyük-küçük ateş küçük bir kıvılcım ile başlar.

Yazar: Mehmet Can Cilbir

Instagram: @KozmosHakkinda

@mehmetcan.c98

YORUM

Yorumlar 2
  • comment-avatar
    Özgür 5 sene

    Bu kaainata yalnız olamayız bence var

  • comment-avatar
    Taha 5 sene

    Ben düşündüğümüz anlamda yani uzaylılar şeklinde olmadığını düşünüyorum çünkü az sayıda ipucu olduğu gibi çoğu da sanki birer tesadüf intibası oluşturuyor kesinlik diye birşey yok tesekkürler