Stephen Hawking İnsanlığın Geleceği Hakkında Endişeli

Stephen Hawking İnsanlığın Geleceği Hakkında Endişeli

Zaman zaman insanlığın geleceğine dair açıklamalar yapan ünlü fizikçi Stephen Hawking yine dikkat çekici söylemlerde bulunuyor.

Yapay Zeka ile Öngörü Çağı Yerini An-Görü Çağına Bırakırken Gelişen E-Ticaret Trendleri
Yapay Sinir Ağları ve Öğrenen Makineler, Daha Güvenli Bir Geleceğin Anahtarı Olabilir mi?
Nvidia, 2017 Sonuna Kadar 100 Bin Geliştiriciye Eğitim Verecek
İddia: Beyaz Yakanın Yerini Yapay Zeka Alacak

Ünlü İngiliz fizikçi Stephen Hawking son zamanlarda yapay zeka ve dünya dışı varlıklarla ilgili yaptığı açıklamalarla düzenli olarak gündeme geliyor. Einstein’dan sonraki en büyük deha olarak kabul edilen Hawking’in bunu gündemde kalmak adına yapmadığı da aşikar. Zira kendisi hayatını bir bilgisayar sistemine bağlı olarak devam ettiriyor ve tek derdi insanlığı, geleceği hakkında bilinçlendirmek. Peki Hawking’in neden her açıklaması bu kadar karamsar? Geleceğe dair hiçbir umut yok mu?

Son 5-6 yıldır mevcut teknolojinin de ilerlemesine bağlı olarak yapay zeka ve dünya dışı varlıklar sık sık gündeme gelmeye başladı. Bunun başlıca sebebini artık bu konular hakkında yavaş yavaş tatmin edici bilgiler edinmeye başlamamıza bağlayabiliriz.

Tabi bu konular hakkında gelişmeler yaşandıkça günümüzde akla gelen 2 isim var. Biri çocukluk hayalinin peşine düşmüş, uzay – yaşam, yapay zeka gibi konularla oldukça ilgili olan teknoloji girişimcisi Elon Musk, diğeri ise neredeyse tüm yaşamını bu konular üzerine akademik çalışmalar yaparak geçirmiş Stephen Hawking. Aslına bakarsanız yapay zeka her ne kadar Hawking’in alanı olmasa da böylesine bir dimağın bu konudaki fikirleri pek tabii merak ediliyor.

Yapay zeka ve dünya dışı yaşam türleri bir tehdit mi?

Hawking ve Musk’ın görüşleri birbirine oldukça paralel. Her iki isim de yapay zekanın kontrolsüz gelişmesinin insanlık adına kötü sonuçlar doğuracağına inanıyor.

Hawking ilk olarak 2014 yılında Independent gazetesine yazdığı bir makalede “İnsanlık tarihinin en kötü hatası olabilir” diyerek yapay zekanın insanlığın sonunu getirebileceğine dair ciddi söylemlerde bulunmuştu. Yapay zekanın insandan daha akıllı olmasının fiziksel olarak imkansız olduğunu savunan fizikçinin endişesi bu teknolojinin bilinçsizce geliştirilmesi. Bu makalesinin ardından 3 yıl sonra da Stephen Hawking yapay zekanın yeterince ciddiye alınmadığı, bu duruma herkesin kafa yorması gerektiği konusunda mutabık.

İlginizi çekebilir: İddia: Beyaz Yakanın Yerini Yapay Zeka Alacak

Son günlerde Hawking’in tekrar gündeme gelme sebebi ise BBC’nin yeni gezegen arayışlarını konu alan bir belgeseli için kendisiyle yapılan röportajda söyledikleri. Tıpkı yapay zekada olduğu gibi bu konuda da daha önceleri ‘karamsar’ açıklamalarıyla gündeme gelen fizikçi yine aynı doğrultudaki söylemlerine devam ediyor.

Stephen Hawking verdiği röportajda uzayda keşfedilmesi muhtemel farklı yaşam türlerinin bizden çok daha üstün olacağını ve bunlarla karşılaşmamızın bizim için olumsuz sonuçlar doğurabileceğini öngörüyor. Küresel ısınma ve bulaşıcı hastalıklara da değinen Profesör, insanlığın sonunun yaklaştığını ve soyunun devam etmesi için 100 yıl içerisinde başka bir gezegene göç edilmesi gerektiğini ifade ediyor.

İlginizi çekebilir: IBM Yapay Zeka’ların Birbirleriyle Konuşmasını İstiyor

Hawking’in endişeleri kimilerine göre çok ütopik gelse de birçok bilim insanı kendisinin görüşlerine katılıyor. Gerek yapay zeka gerekse farklı yaşam türlerinin keşfi konusunda yeteri kadar düşünülmemesi sonucunda atılan adımlar insanlığın geleceği adına oldukça kötü senaryolar doğurabilir.

Stephen Hawking kimdir?

8 Ocak 1942 Oxford doğumlu Stephen Hawking küçüklüğünden beri matematik alanına ilgi duyuyordu. Eğitim hayatının ilerleyen dönemlerinde okuduğu okulda matematik bölümü olmaması üzerine öğrenimine fizik bölümü üzerinden devam etti. Öğrenim hayatı boyunca ortaya koyduğu performansıyla oldukça dikkat çeken fizikçi son olarak kozmoloji alanında çalışmak üzere Cambridge Üniversitesine gitti ve araştırmalarını uzun yıllar boyunca buradan yürüttü.

Henüz 21 yaşındayken ALS olarak bildiğimiz, sinir sistemini yavaş yavaş felç eden hastalığa yakalanan Hawking durmadı. İronik bir şekilde beynin zihinsel faaliyetlerine dokunmayan bu hastalık Hawking’i tekerlekli sandalyeye mahkum etse de kendisinin bilim camiasını aydınlatacak çalışmalar yapmasına engel olmadı.

Kuantum fiziği ve kara delikler üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Stephen Hawking şu an bilim insanları arasında adeta bir rockstar. Sadece yaptığı akademik çalışmalarla değil, yazdığı kitaplarla da oldukça ses getiren fizikçinin kitapları bugüne kadar 40’tan fazla dile çevrildi. Vücudunun neredeyse hiçbir kısmını kullanamayan, 1985’ten sonra sesini de kaybeden Hawking, hayatını yazdıklarını sese çevirebilen 2600 kelime kapasiteli bilgisayarlı bir sandalyeye bağlı olarak geçiriyor. Hawking bilgisayara yanak kaslarından birini kullanarak komut veriyor ve dakikada 10 kelimeden fazla sıralayabiliyor.

*2014 yılında Stephen Hawking‘in hayatını konu alan, başrolde Eddie Redmayne’nin Hawking’i canlandırdığı ve en iyi erkek oyuncu dalında Oscar’ı kaptığı “The Theory of Everything” filmi izlemeye değer.

Yazar: Tahsin Özyer

YORUM

Yorumlar 0