Facebook’un Gelecek Planları

Facebook’un Gelecek Planları

Paylaş:

Facebook CEO'su Mark Zuckerberg'in şirketin gelecek planlarına ilişkin verdiği röportajın Türkçe çevirisi... Dijital dünyanın geleceğini merak edenler için...

Küresel alanda aylık kullanıcı sayısı 1.65 milyarı geride bırakan dünyanın açık ara en büyük sosyal ağı Facebook, her türlü açıdan çok olumlu bir yılı geride bıraktı. Rakiplerinin yetişmekte zorlandığı hedef kitleyi bulma başarısı sayesinde reklam gelirleri tüm beklentilerin üzerinde büyüdü. CEO Mark Zuckerberg ise Nisan ayında Facebook’u bilgisayar bilimi alanında ön cepheye taşıyan 10 yıllık bir plan belirledi. Hırslı bir çalışma ile de yapay zeka ve sanal gerçekliği ana akıma taşıdı.

Tüm bunlara rağmen Zuckerberg’in dünya liderleri konuştuğu ve soru&cevap panellerinde tartışığı konu, internet. Facebook, 2013 yılında tartışmaları da beraberinde getiren internet.org projesini duyurdu. O günden bu yana, firmanın internete erişimi olmayan noktalara erişme çabası gözle görülür derecede arttı. Veri maliyetlerini aşağı çekmek için telekomünikasyon altyapısına ait açık kaynak planlar sunuldu. Yeni milimetre-dalga teknolojisi sayesinde karasal mobil ağlarda iletişimi Wi-Fi’ya oranla 10 kat artıran Terragraph test edilmeye başlandı. Dahası, bazı sorunlara rağmen Free Basics programına devam edildi.

Bunların yanı sıra, milyonlarca insana 20 km yükseklikten internet iletmeyi planlayan Aquila adında çılgın bir proje var. Eğer Facebook Aquila uçaklarını 90 gün aralıksız havada tutarak internet eriştirme vaadinde durursa, tüm dünyaya internet sağlayabilecekleri konusunda çok güçlü bir araca kavuşmuş olacak.

Facebook’un ‘bağlantı görevi’ milyonların internete bağlanmasını sağlamak olsa da, orada sona ermiyor. Zuckerberg, erişimi olmayanlar internete giremediği sürece ve sahip olanların erişim gücü artırılmadıkça, en iyi yapay zeka ve sanal gerçeklik hizmetlerini sunamayacağına inanıyor.

Facebook’un uzun dönemdeki hedeflerini merak ettiğimiz için internet alyapısının inşa edilmesinde karşılaşılacak sorunları, firmanın artırılmış gerçeklik gelişim sürecinde edinmek istediği rolü ve sanal gerçekliğin neden yeni nesil bilişimi tanımlayacağını sorduk. Zuckerberg’lee evini kontrol etmek için bir yıl botunca uğraştığı yapay zekayı ve tost makinesini yöneten botlarla yaşadığı sorunu konuştuk.

Daha değerlendirilmesi gereken daha çok soru var: Facebook ne ölçüde internet erişimi sunacak ve ne boyutta Facebook’a erişim sağlayacak? 7 milyar insanı internete bağlamak Facebook’un çekirdeğindeki reklam işi için çok faydalı olabilir.

Facebook’un internet çabalarını şirket stratejisi değil ancak saf bir kamu malı gibi sunması, Facebook’un arka plandaki motivasyonu hakkında şüpheleri tetikleyebilir.

Zuckerberg, ‘internetin insanlara çok fazla imkan sunduğunu’ ifade ederken, ‘internet erişimi sağlanan her 10 kişiden birinin yoksulluk sınırını aştığını ve bir kişiye iş bulunduğu’ istatistiğini sunuyor. “Eğer dünyada 4 milyar insanın internet kullanmadığını biliyorsak, her birine erişim sağlamak yaşam kalitelerini artırmak adına yapabileceğimiz en iyi işlerden biri.”

Dünyayı çevrimiçi yapmak

Dünyanın dört bir yanına internet eriştirmek için çok büyük yatırımlar yapılıyor. Facebook’u bekleyen büyük zorluklar neler?

Facebook’un amacı dünyadaki tüm insanların internet hizmetlerini kullanırken sevdiği insanlara bağlanmaları. Üniversite yurdunda bir işe giriştiğinizde, bu tür şeyleri düşünmezsiniz. Sadece kullanılabilir bir şeyler yapmaya çalışır ve zaten internette olan kişilerin onu kullanmasını istersiniz, ki bu iyidir. Facebook’ta geride kalan 10 yılın ardından 1 milyar insanı internete bağladık ve sonradan fark ettik ki asıl yapmamız gereken tüm dünyayı çevrimiçi yapmak. Elimizdeki kaynaklarla temel teknoloji problemlerini çözebiliriz. Bu yüzden soruna baktık ve onu anlamaya çalıştık.

Bugün internette olmayan 4 milyar insan için üç temel sorun var: İlki, ağların mevcudiyeti. Yani ellerinde telefonda olsa bir sinyal alamamak. Yaklaşık 1.6 milyar insanın sorunu bu. Güneş enerjili uçaklar, uydular ile yeni nesil ağlar kurmalıyız.

Ardından, ağın sürdürülebilirliği var. Yaklaşık 1 milyar insan sinyal alabilecek alanda iken bunu yapamıyor. Burada iki çözüm var: İlki veriyi ucuzlatmak, ikincisi daha az kullanmak. Biz her ikisi üzerinde çalışıyoruz.

Üçüncü ve daha büyük olan sorun, yaklaşık 2 milyar insanı etkiliyor. Sorun mevcudiyet veya hizmete erişmek değil, bilinçlilik. Bu insanlar sinyal yakalayabilirler ancak ya internet ile büyümediler veya hiç bilgisayar kullanmadılar. Onlara internet için ücret ödemek ister miydiniz diye sorsanız, ‘karşılığında ne alacağım’ diye soruyolar. Burada devreye giren Free Basics gibi programlar sayesinde, insanlar bedava hizmetlere ulaşabiliyor.

Bugün en büyük dönüm noktası hizmetin mevcudiyeti. Eğer 1.6 milyar insanı internete bağlamak istiyorsanız, telekomünikasyon firmalarının elinde olmayan imkanları kullanmanız gerekiyor. Fiber ağlar döşemek ve yer baz istasyonlarını dikmek çok maliyetli işler. Hatta kırsal bölgelere veya şehirlerin eteklerine açılacaksanız, hiç karlı değil. Bu yüzden daha ucuz bir şey yapmalıydık. Bu da gökyüzündeki mobil kuleler demek.

(AP/Ben Margot)

Aquila’nın havalanması 

Aquila uçağının ilk denemesi 28 Haziran’da yapıldı. Orada olmanın tecrübesi nasıldı ve uçak havadayken ne düşünüyordunuz?

İlk olarak, havalandı değil mi? Genelde bu tür şeyler ilk seferde çalışmaz. Ekipten birçok kişi orada olmam konusunda tedirgindi. Facebook için dönüm noktasını temsil eden bir anda orada olmalıydım. Çalışmayacak olsa bile gecenin 2’sinde kalkıp Arizona’ya gitmeye değerdi. Ancak çalıştı ve inanılmazdı.

Oldukça duygusal bir andı. Kanat genişliği Boeing 737’den fazla olan ancak karbon fiber olması sayesinde daha hafif kalan bir uçaktan bahsediyoruz. Ona bakmak oldukça etkileyici. Havada çok yavaş etmesi mantıksız gelebilir. Hepimiz gökyüzünde hızlı hareket edilmesine şartlıyız değil mi? Uçaklar insanları en kısa zamanda bir yerden bir yere taşımak için tasarlanıyor. Ama amacınız havada olabildiğince uzun kalmak ise en az enerji harcamak ve düşmemek için yavaş uçmaya çalışırsınız. Aquila’nın maksimum hızı 50 kilometre civarında ve 2000 watt enerji çıkışı var. Tour de France’e katılan iyi bir bisikletçi 400 watt çıktıya sahip. Kısaca, uçmak değil ama hızlı internet erişimi için beş bisikletçinin enerjisini kullanıyorsunuz.

Aquila için sırada ne var? 

Amacımız 30 dakika havada kalması. Yaklaşık 90 dakika havada tutmamız çok iyiydi. Tasarımın beklenenden daha az enerji harcayacak kadar başarılı çıkması beni ve ekibi heyecanlandırdı. İleride iletişim taşıma yükü ile bir test daha yapacağız. Böylece gerçekten internet erişimi sağladığını kontrol edeceğiz. Elimizdeki lazer iletişim sistemi 10 Gbps hıza sahip. Bu önceden elimizdeki teknolojinin 10 katı hız demek.

Amacımız havada en uzun kalan insansız hava aracını yapmak. Ardından binlercesini üretmeye hazır olacağız ve telekomünikasyon firmaları ile devletle görüşeceğiz.

Aquila birkaç yıl içinde nerede olabilir? 

Bu uçakları yapmak düşük maliyetli ve gelecekte yerleşim birimlerinin yakınlarında binlerce güneş enerjili uçak uçuyor olacak. Böylece çevrimiçi olmak çok daha kolay ve ucuz hale gelecek. Bu erken bir dönüm noktası ama büyük bir tane. Facebook’tan yapmasını bekleyeceğiniz bir şey değil çünkü biz uzay-havacılık firması değiliz. Ancak o noktaya ilerlediğimizi düşünüyorum.

Terragrap ve erişimi güçlendirmek 

Facebook bu yıl milimetre-dalga teknolojisi Terragraph’ı sundu. San Jose’de hayaya geçtiğinde etkileri ne olacak?

5G ve Terragraph bant genişliğini artırmak ve gecikme süresini aşağı çekmek adına çok önemli. Video gibi nerede olursanız olun insanlar ile anında etkileşime girmenizi sağlayacak hizmetler için de çok önemli. Sanal gerçeklik gibi insanlarla sizi aynı ortamda hissettirecek teknolojiler, anında çok büyük miktarlarda verinin indirilmesini gerektiriyor ve gecikme olmaması şart.

Birçok insan VR hakkında video oyunlarını ve 360 derece video tecrübesini akla getiriyor. Ben ise uzaktan ameliyat yapan bir cerrahı düşünüyorum. Dünyadaki en iyi doktorun nerede olursa olsun sizi ameliyat etmesini istersiniz. Mikro-robotik ve diğer doktor kontrolündeki cihazlar için genişbant ve düşük gecikme süresi gerekiyor. Erişim gücü ve VR üzerinden sağlık ve güvenliği geliştirebileceğimizi düşünmek heyecan verici.

Free Basics’ten çıkarılan dersler 

Free Basics hükümetle bir nevi anlaşma yapılmasını gerektirecek. Free Basics’in internetin tarafsızlığı konusunda neden olduğu tartışmalardan ne öğrendiniz?

Tüm altyapı çalışmalarımızı telekomünikasyon firmaları, devletler ve bazı durumlarda kar amacı gütmeyen firmalarla işbirliği gerektirecek. Free Basics için hepsiyle çalıştık. Şu ana kadar 42 ülkede 25 milyon insana erişim sağladık. Bu iyi bir başlangıç. Firmaların Wi-Fi hotspot sağladığı ve benzeri gibi birçok şey duyuyorsunuz ama burada on milyonlarca insandan bahsediyoruz.

Hindistan haliyle en büyüğü olmak üzere, bazı sorunlar yaşadık. 1 milyar insanın internete erişim bulamadığı Hindistan bu işi en doğru yapmamız gereken yer. Hükümetlerle ve düzenleyicilerle nasıl çalışmamız gerektiğini öğrendik. Bir gün dünyada başarılı bir program haline geldikten sonra, ümit ediyorum Hindistan’da bir şansımız daha olacak.

Zuckerberg’in AI uşağı 

Evinizi yönetmek için bir AI kurma çalışmalarınız nasıl gidiyor?

İyi gidiyor, yakında bir sunum yapmayı planlıyorum. Işığı, ısıyı, kapıları yani evdeki her şeyi kontrol edebileceğim bir noktada. Tost da yapabiliyor.

Nasıl tost yapıyor? 

Aslında asıl soru nasıl tost yaptığı değil. Bu oldukça kolay – internet bağlantılı bir cihaz bağlıyor ve cihazı çalıştırıyorsunuz. Asıl soru ve zorlayıcı AI problemi, tostu ne zaman yapması gerektiği. E-postalar yazıyor, koşuya gidiyorum ve toplantı saatlerim değişiyor. Benim nerede olduğumu anlaması ve doğru zamanda bana sormalı. Biraz zaman alacak ama çalışıyor.

F8’de AI teknolojisini daha ilgi sağlayacak bir sistem olarak belirttiniz. Facebook zaten tüm fotoğraf ve paylaşımları bir anda birçok dile çevirebiliyor. 10 yıl sonra nerede olacağız?

Bence AI iki önemli kategoriye ayrılıyor: Birincisi desen yorumlayabilme. Diğeri, genel zeka ve yönlendirilmeyen öğrenme ki, açıkçası bunun hakkında pek fikrimiz yok. Bugün ağırlıklı olarak karmaşık desen algı sistemleri üzerinde çalışıyoruz. AI hakkında birçok şüphe var ancak desen algısının birçok alanda fayda sağlayacağına inanıyorum. Kör ve sağırlara anlatım yapabilir, hastalıkları daha iyi teşhis edebilir, arabaları daha iyi sürebilir. Bu teknoloji birçok insanın hayatını kurtaracak.

Geleceğin botları 

F8’de tanıttığınız botlar gerçek hayattaki görevleri hallediyor. Peki geleneksel arayüzlerin önümüzdeki yıllarda göstereceği evrim koşusunda ne diyeceksiniz?

Nereden geldiğimizi anlatayım. Her ay milyonlarca insan Facebook’ta bir iş sayfasına mesaj atıyor ve iş hakkında sorular soruyor. Artık bir firmaya ulaşmak için Facebook üzerinden mesaj atmak tercih edilen bir seçenek. Ancak geri bildirim almak saatler, hatta günler sürebilir. Geliştirmek istediğimiz AI insanların sordukları sorulara bakarak belli kategorilerde spesifik cevaplar verebilir. Eğer işletmeler daha hızlı cevap verirse daha fazla soru gelir. Biz de firmaları manuel cevaplardan otomatik cevaplara kaydırırsak insanlara çok daha hızlı geri bildirim yapılacağını fark ettik.

Bence diyalog her şeyle etkileşime geçmek için en iyi yol değil. Bu şekilde mesajlaşmayı 10, hatta 100 kat hızlı yapabiliriz. Bu sayede insanlar müşteri hizmeti ve rezervasyon için telefon etmek zorunda kalmaz ve cevabı en kısa sürede alabilir. Bence bu insan hayatında önemli bir gelişme olacak. Bu benim görüşüm ve bana heyecan veriyor.

Facebook sanal gerçeklik bahsi 

Facebook bu baharda insanları sanal ortamda bir araya getiren ‘sosyal mevcudiyet’ sunumları yaptı. Yüksek çözünürlük ve düşük gecikme hızı gerektiği ele alındığında beklentiniz nedir?

VR birçok açıdan çok önemli. Burada ilk görevimiz, insanlara tecrübelerini en iyi şekilde paylaşmalarını ve dünyada ne olup bittiğini anlamalarını sağlamak. 10-15 yıl öncesine bakarsanız, insanların internette paylaştıklarının büyük kısmının metin olduğunu görürsünüz. Şimdi fotoğraflar insanların iletişim dili haline geliyor. Ağlar geliştikçe, yerini videolar alabilir. Artık videoları birkaç dakikada yükleyebiliyor, 30 saniye beklemeden izleyebiliyorsunuz. Video artık insanların çevrimiçi etkileşim araçlarından biri haline geldi.

Ancak bu son değil. Küçük bir 2D ekrandan değil, 3D dünyadan bahsediyoruz. Bunu yakalamak ve dijital olarak haritaya dökmek istersiniz. Bence bir sonraki mantıksal soru, dünyayı nasıl tecrübe ve ifade ettiğimiz. Bunu VR başlığı veya WhatsApp ile Facebook Messenger arayüzleri ile yapabilirsiniz. Haber Akışı’nda yer alan 360 derece videolar da tam bir VR tecrübesi olmasa da, orada olmanın hissini veriyor.

VR için bir diğer büyük trend, her 10-15 yılda yeni ve büyük bir bilgisayar atılımı olması. Genelde arayüzleri ve dünya ile nasıl etkileşim kurdukları ile ifade ediliyorlar. 80’li yıllarda kullanmak için neredeyse sertifika gerektiren sunucular vardı. 90’larda PC geldi, ardından internetle tanıştık. Bugün telefonlar ana akım iletişim platformu durumunda. İleride, yenilikler olmaya devam edecek.

Artırılmış gerçeklikle ilgili sorunlar 

AR hakkındaki planlarınızı fazla duymadık. Facebook AR alanında nasıl bir rol oynayacak ve donanımlarınızda nasıl yer edinecek?

VR üzerinde çalışmaya başlamamızın sebebi, teknolojinin hazır olması. İnsanlar VR başlıklarını kullanıyor ve onunla değişik tecrübeler yaşıyor. Biraz pahalı olan Oculus Rift bile telefon bileşenlerini kullanabiliyor. Bu yüzden fiyatı on binler veya binler değil ama birkaç yüz dolar.

AR hakkında daha birçok bilimsel soru ele alınmak zorunda. Bu soruların cevabını yakında alacağımız konusunda iyimserim. 10 yıl içinde, Risft’in AR versiyonu olabilir. Ancak VR’ın inşa etmesi daha kolay olması sayesinde daha çok ürün tarafında belirecek. AR alanında ciddi olarak çalışmaya de devam edeceğiz.

Çeviri: Müfit Y. Gökmen

YORUM

Yorumlar 0