Tasarımcının Tualdeki İlk Çizgisi

Tasarımcının Tualdeki İlk Çizgisi

Paylaş:

Modern yaşama dair çevre ve tasarımcının zihninde geliştirdiği bazı tepkiler üzerine...

Dünyanın varoluş nedenleri kimi zaman sizi düşünüzde dahi göremeyeceğiniz uçsuz bucaksız yerlere götürür. Buralar, bir varoluşun türlü nedenlerinde örneğin insan zihni içinde böyledir. Zaten insanoğlu, tarihin çok derinlerinden günümüze sürekli bir şeyler üretmek, var etmek isteğiyle çaba göstermiştir. Üstelik bu isteğinde sınırlar sürekli ama sürekli aşılmış ve tıpkı düşlerdeki uçsuz bucaksızlığa ulaşmıştır.

Bir ressamın tualindeki ilk çizgideki nedene, isteğe benzeyen birçok üretim ya da yaratım nedeni söz konusu olmuş, günümüzde ticari meta halini çok daha derin anlamlar da kazanarak adeta yaşamın bir tür nedenine dönüşmüştür o ilk çizgideki doğallık konusu. Bir nevi tabiata dair anlamlar ve daha fazlası; üretme güdüsü… Peki bu güdü günümüzde hangi noktada ve ne yönde ilerliyor?

Modernite yüksek binalarla ve parıltılı teknolojilerle gün ışığı gibi parlıyor. Sürekli size yaşantınıza dair daha kısa zamanda daha fazla iş görebileceğiniz şekilde yenilikler sunup varoluşunuza yeni anlamlar ekliyor. Siz, çok daha iyi teknolojilerle, çok daha fantastik mimarilerle hayatınızı çevrelerken bir diğer anlam ise yok olmaya yüz tutuyor. O ressamın attığı çizgi…

acp-manchesterTicari metaların günümüz yaşam biçimleri açısından yadsınamaz hayatiliği ortada. Kaçınılmazlık hakim. Etraf, doğaüstü tüketim araçlarıyla çevrili ve modern advertising kavramı çıtayı hep “ona sahip ol” şeklinde ve en uçlara yerleştirirken düşünen insanın bu yaşam ortamından kaçınması bazı tümevarımlar neticesinde olanaksız.

Düşünsenenize para kazanıyorsunuz, herşeyin öncesinde para kazanmanız gerektiği gibi bekleniyor da. Grafik tasarımcı, şarküterici ya da belediye başkanı her kim olursa olsun ulaşılması gereken nokta aynı. Para ve bunun için gösterilen emek. Bazı “ideolojisi çoğu şeyin önünde” kimseler için bir kulübede ve küçük bir bahçede bir takım yaşam formları uygulanmaya konulsa da genele ulaşırsak durum net: Kaçmak olanaksız! İnovatif bir kavramdan söz etmiyorum ama dünyanın dışına çıkmadan uygulanabilecek yenilikçi düşüncelerden bahsedeceğiz.

Zihnindeki üretim materyallerini sebep-sonuç ilişkileri temelinde belirleyen modern ressam, belirli bir meta karşılığı emeğini ve zihninden geçenleri sunarken bazı benlikler sergileyebilir. Kendine dair öznitelikleri ortaya koyabilir. Bunun için zamandan bağımsız, dış dünyadan bağımsız bazı gerçekler söz konusu. Bir tasarım, dünyanın tüm farklı çevrelemelerine karşın tasarımcının kendi özniteliği olamaz mı? Tasarımcının önünde duran koskoca bir seçenekler dünyası, biraz önce bahsettiğim gibi bir düşteki uçsuz bucaksızlık içinde… Bence evet olabilir. Ama nasıl?

tumblr-teens
Reklam ajanslarına baktığımızda temelde istenen bazı kavramlara karşın tasarımcının yine de oldukça özgür tutulduğunu görebiliyoruz. Tıpkı bir ressamın o benzersiz ilk çizgisi gibi geniş bir hareket alanıyla karşı karşıya olduğunu da. Yaşam formlarıyla dans edebilir yani tasarım için elinde bir Apple Magic Mouse ya da fırça olan insan.

Tasarımcılar olarak peki ya siz o özgürlüğü ne ölçüde sergileyebiliyorsunuz? Zihniniz size yatay bir doğru derken neden bazılarınız sürekli çemberler halinde şekiller çiziyor(Gelişmiyor, sürekli aynı yerde dönüp duruyor)?

Bu sorunun yanıtlarını önümüzdeki günlerde de aramaya devam edeceğiz…

Yazar: Ferhat Verdi

YORUM

Yorumlar 0