“Digital Revolution” Zorlu PSM’de Açıldı

“Digital Revolution” Zorlu PSM’de Açıldı

Paylaş:

Avrupa’nın en değerli sanat merkezlerinden Barbican Centre’ın yarattığı Digital Revolution sergisi, Zorlu Holding’in ana sponsorluğu...

1456226357_Assemblance_Umbrellium_10_creatingAvrupa’nın en değerli sanat merkezlerinden Barbican Centre’ın yarattığı Digital Revolution sergisi, Zorlu Holding’in ana sponsorluğunda, Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde açıldı. Vestel’in de destekçisi olduğu sergi, Londra, Stokholm ve Atina’nın hemen ardından İstanbul’a taşındı. Zorlu PSM’nin yeni sergi alanı Sky Lounge’da ziyaret edilebilecek Digital Revolution, 12 Haziran 2016 tarihine kadar açık kalacak. Ziyaretçiler, bugüne kadar Türkiye’de gerçekleşmiş en kapsamlı teknoloji sergisine tanıklık edebilecek.

Hayal gücünün sınırlarını zorlayan eserler

Digital Revolution, hayal gücünün sınırlarını zorlayan birçok sanatçıya ev sahipliği yapıyor. Aralarında film yapımcısı, mimar, tasarımcı, müzisyen ve oyun geliştiricilerinin de olduğu sanatçılar, teknoloji ile sanatı mükemmel bir hayal gücü ile bir araya getirerek ziyaretçilere benzersiz bir seyir zevki sunuyor. Sergi; yaratıcı kodlama, DIY (Kendin-Yap) kültürü, dijital topluluklar ile zenginleştirilmiş gerçeklik, yapay zekâ, giyilebilir teknolojiler ve 3D yazıcılarla gelecekte neler yaratabileceğine dair önemli ipuçları veriyor.

Barbican Centre dokunuşu ile güçlü içerik…

Digital Revolution Sergisi’nin açılışında konuşan Zorlu PSM Genel Müdürü Murat Abbas, Zorlu PSM’nin toplumun sanat ve eğlence hayatına katkı sunmaktan öte, kısa sürede Türkiye’de sanat hayatına yön veren ve sanatın her dalına yer veren bir platform olmaya başladığına vurgu yaparak, son dönemde dünyada giderek artan bir ilgiyle karşılanan dijital sanatın bunlar arasında ayrı bir yere sahip olduğunu dile getirdi.

Murat Abbas sözlerine şöyle devam etti: “Sürekli bir dönüşüm süreci geçiriyoruz ve bizi çevreleyen dijital bir dünya var. Biz de Zorlu Performans Sanatları Merkezi olarak, merkezine bu yeni dünyayı alan bir sergiye; “Digital Revolution”a kapımızı açmaktan ve ilk büyük sergimizi Avrupa’nın en değerli sanat merkezlerinden biri olan Barbican Centre işbirliğiyle hayata geçirmekten büyük bir heyecan duyuyoruz. 4 ay boyunca ziyaretçilere açık olacak bu özel sergide, hem dijital devrimin sürecine tanık olacak, hem de nasıl ürünler ortaya çıkarabildiğine şaşıracağız.”

Dünyaca ünlü sanatçılar ilk defa bu sergide buluşuyor

Ziyaretçilerin ilgisini çekecek birçok önemli isim, hazırladıkları heyecan verici eserler ile ilk defa bu sergide bir araya geliyor. Dünyaca ünlü müzisyen – girişimci will.i.am ve Björk, Inception filmi ile Oscar ödülü alan görsel efekt tasarımcısı Paul Franklin ile Chemical Brothers, U2 ve Kanye West gibi büyük isimlerin videolarının yönetmeni Chris Milk‘in çalışmaları da bu eserler arasında yer alıyor.

Küratörlüğünü Barbican Centre’ın yaptığı bu interaktif sergide, geniş boyutlu ve toplu katılımlı açık hava etkinlikleri ile bilinen Umbrellium (Usman Haque ve Nitipak Samsen), Universal Everything, Yuri Suzuki, Pasha Shapiro ve Ernst Weber gibi sanatçılardan gelen yeni çalışmalar ve DevArt adlı dijital sanat işleri sergileniyor. Herkesin yaratıcı olmasına olanak tanıyan projelerin yer aldığı We Create adlı kısmın önemli bir bölümü ise Chris Milk ve Aaron Koblin‘in kitle kaynaklı hayran web sitesi Johnny Cash Project‘i içeriyor. Serginin bir başka bölümü olan Creative Spaces ise dijital teknolojinin filmlerde ve çevrimiçi olarak hızlı bir yaratıcı değişime nasıl olanak tanıdığını gösteriyor.

Digital Revolution sergisinde dijital teknolojiyle yapılan birçok deneye de yer veriliyor. Bunlar arasında en ilgi çekici bölümlerden biri olan Sound and Vision, müzisyenlerin dijital teknolojiyle yaptığı sıra dışı deneyleri içeriyor. Bu bölümdeki eserler arasında; uluslararası müzisyen, girişimci ve hayırsever will.i.am ve sanatçılar Yuri Suzuki, Pasha Shapiro ve Ernst Weber tarafından gerçekleştirile Pyramidi adlı çalışma da yer alıyor. Pyramidi,ziyaretçilericanlı bir galeri ortamında, analog ve dijital müzik arasındaki arayüzü keşfe çıkarıyor. Bu kısımda, aynı zamanda, sanatçıların müziği görselleştirmeye çalıştığı bir dizi uygulama tabanlı proje öne çıkıyor. Arcade Fire‘ın interaktif videosu The Wilderness Downtown, Scott Snibbe Studio tarafından geliştirilen Biophilia (Björk) uygulaması ve Peter Chilvers ile Brian Eno‘nun SCAPE (2012) uygulaması, bu alanda sergilenen eserler arasında yer alıyor.

YORUM

Yorumlar 0