Biyonikleşme, Sosyal Medyada Günde 1 Saat ve Fazlası!

Biyonikleşme, Sosyal Medyada Günde 1 Saat ve Fazlası!

Paylaş:

Milyonlarca insan hemen her sabah akıllı telefonunun alarmı ile uyanıyor. Yani yeni bir güne dair ilk temas bir ekrana doğru. Sürükleme ya da tıklama ...

Milyonlarca insan hemen her sabah akıllı telefonunun alarmı ile uyanıyor. Yani yeni bir güne dair ilk temas bir ekrana doğru. Sürükleme ya da tıklama gibi hareketlerle başlayan o ilk dokunuş, kısa bir bölünmeyle yerini yaşamsal bazı dakikalara bırakıyor; suyla temas, pamuk ya da benzeri dokular, biraz besin maddesi ve kozmetik ürünleri belki. Derken muhtemelen metal formda bazı temaslara geçiliyor; kapı kilitleniyor örneğin.

Ardından yürüyüş ve ‘A noktasından B noktasına’ doğru aşılması gereken mesafe, süreç… Bu arada ekrana birkaç kez daha bakılması gerekiyor; yolda yürürken sosyal medya ağlarında hızlı bir sörf, paylaşımların gördüğü ilgiye dair kısa bir analiz derken bu uğraş, muhtemelen taşıt kullanımının neden olacağı bazı ritüeller yüzünden bölünüyor. Yoğun olarak kuyruğa giriliyor ya da kişisel aracın kapısının açılması gerekiyor. Kişisel taşıt yerine toplu ulaşımın kullanımı çok daha yaygın. Derken B noktasına doğru gidilirken zihni meşgul edecek yeni hamlelere geçiliyor; etrafa bakma, camdan dışarı belirsiz noktalara yönelme ya da akıllı telefon ekranı bu noktada en fazla tercih edilenler. Akıllı telefon ekranında sosyal medya yine sizi bolca ilgi çekici enstantaneyle baş başa bırakıyor, video bile izleyebiliyorsunuz burada. Oyun oynamakta yaygın. İş ya da okul bölgesine (B noktasına) gelindiğinde ise artık atılması gereken adımlar söz konusu. Süreç bu şekilde işliyor ve en nihayetinde olmanız gereken yere geldiniz…

Multiethnic Group of People Socail Networking at CafeBu kez dinlemenizi, bakmanızı ve anlamınızı gerektirecek yeni bir zamansal süreç başlıyor. Bilgisayar tuşlarına basmak ya da bir şeyler anlatmanız, dinlemeniz hayatınızın önemli bir kısmını oluşturan eylemler arasında. Bu arada sıklıkla gelen bildirim sesleri, yaşam döngüsüne kısa parantezler açıyor; cebinizden çıkardığınız akıllı telefon, size yeni doneler sunuyor. Dokunulması gereken bazı butonlar, bildirimlerle ilgili okunması gereken yerler…

Sürecin önemli bir gerekliliği de dijital hayatın akışı içerisinde yer alma güdüsü. Bu yeni nesil güdü, fotoğraf çekmeyi veya öğle arasında kahve içilen mekandan söz etmeyi gerekli kılıyor örneğin. Dijital yaşamın doğurduğu bu yeni nesil güdü, sizi adeta tetikliyor. Yolda yürürken, asansörde ya da bir merdivenden inerken akıllı telefonların ön kamerasının kullanılması şeklindeki kişisel olarak fotoğraflanma isteği, görsel malzemenin sanatsal ya da haber değeri taşıdığına inanılan arka fon eşliğinde sergilenmesi ile tamamlanıyor. Her gün bir kez Instagram’dan paylaşım, Facebook’ta durum güncellemesi, Swarm’da imleme, tweet gönderimi ve diğer sosyal ağ paylaşımları ile çeşitli güdüler tamamlanıyor. Yeni insan, dijital ve paylaşımcı olmayı daha fazla öğreniyor ve yayıyor. Yeni doğan bebeklerin çok yakınında patlatılan akıllı telefon kameralarının flaşları ile başlayan süreçte, hızla ekranlara adapte olan nesiller gelişiyor.

elliot-kapiDijitalin insanoğlunu biyonikleştirme ve parmaklardan itibaren robotikleştirme konusundaki sayısız alt başlığına sonraki makalemde devam edeceğim…

 Mr Robot dizisinden:
“Comminications is key Elliott…”

YORUM

Yorumlar 0