Apple Watch İle Hedef 12’den Vurulabilecek Mi?

Apple Watch İle Hedef 12’den Vurulabilecek Mi?

Paylaş:

Apple, şirket tarihindeki ilk akıllı saati ile pastadan en büyük payı kapmanın peşinde. Teknolojide yeni trend giyilebilme özelliği; saatler, gözlükle...

Apple, şirket tarihindeki ilk akıllı saati ile pastadan en büyük payı kapmanın peşinde.

Teknolojide yeni trend giyilebilme özelliği; saatler, gözlükler adeta teknoloji şirketlerinin en önemli odağı durumunda. Artık Apple Watch ile birlikte teknolojinin zirvesindeki şirket Apple için de durum aynı şekilde. Peki neler bekleniyor? Apple, akıllı saat işinden neler bekliyor? Bu konular üzerinde yoğunlaşacağız.

Teknoloji son birkaç yıldır ‘giyilme’ özelliğine odaklanmış durumda. Taşınmanın bir adım ötesi olarak özetlenebilen bu mobilite kavramı henüz çok köklü bir geçmişe sahip değil, ancak hızlı bir trendleşme yolunda ilerliyor. Gözlük, saat ve dövme gibi cihaz ya da kavramlar teknolojinin gücünü arkasına almaya başladı. Bunlardan ilki olan Google Glass, teknolojik bir gözlük olarak karşımıza çıktığında büyük ilgi görmüş, yenilikleri ile farklı temaları da beraberinde getirmişti. İnternete de bağlanan ürün, görüntülü sohbet yapma, mesaj gönderme ve arama yapma gibi temel özellikleri bulunan gözlük, günlük hayattaki teknoloji kullanımına ilginç bir bakış açısı getirdi.

Google Glass’ın yanı sıra akıllı saatler, akıllı bileklikler, dövmeler hatta akıllı peruklar bile günümüzde tüketicilerle buluşmuş durumda. Sınırlar bir hayli geniş. Akıllı saatler ise şüphesiz en popüler olanları. Bu aygıtların temel özelliği akıllı telefonla iletişime geçebilmesi. Bazılarının arayüzü istendiği şekilde değiştirilebilen akıllı saatler SMS, e-posta, Facebook mesajlarını gösterebilme gibi özelliklere sahipler.

Apple Watch

Akıllı telefonlarla entegre şekilde kullanılması düşünülen bu cihazların bazıları kendi başlarına da işlev gösterir durumda. Ayrıca bazıları telefondaki bazı işlevleri de kontrol etmemizi sağlıyor. Birçoğunda özel bir ekran bulunan saatlerin neredeyse tamamı telefonlarla iletişimi Bluetooth yardımı ile sağlıyor. Bu teknoloji aynı zamanda internete bağlanmak için de kullanılıyor.

Peki Apple, 2014 yılının Eylül ayında düzenlediği etkinlikte neden 2015 yılında Apple Watch adlı ürününün pazara sunulacağını açıkladı? Ürünü görkemli bir sunumla tanıttı? Bunların yanıtı, akıllı saatlerin artık önlemez bir şekilde satılacak olmasında. Dünyanın her yerinde akıllı saatler satılıyor ve tüketiciler, her ne kadar bu aygıta ilk etapta çekimser yaklaşsa da yavaş yavaş bu aygıtlara alışıyor. İsveçli İsveçli analiz şirketi Berg Insight’ın yayınladığı araştırma raporuna göre giyilebilir akıllı teknolojilere dair satışlar rekor seviyede arttı. 2012 yılında 3.1 milyon adet olan satışlar, 2013’te 8.3 milyon adet seviyesine ulaştı. Aslında tırmandı demek daha doğru, akıllı telefonlar tıpkı büyük ekranlı akıllı telefonlar gibi her sene yüzde yüzün üzerinde daha çok satıyor.

Raporda belirtilen en çarpıcı veri, satışların 2017 yılında 64 milyon adet seviyesine ulaşmasına dönük tahmin. Bu durumda, 3 yıl içinde 10 kata yakın bir büyümenin görüleceği bir pazardan söz edilmekte. Akıllı saatlere yönelimin merkezinde işte tam olarak bu yatıyor. Araştırma kuruluşu Gartner’ın verilerine göre 2016 yılına gelindiğinde pazar büyüklüğü 10 milyar doları bulacak. Apple gibi büyük bir teknoloji şirketinin bu ivmenin peşinde olmaması imkansızdı.

Apple Watch, özellikleri ile baş döndürücü bir yapı sunuyor. Şirket tarihinin ilk giyilebilir teknoloji ürününde temel faktörler kişiselleştirilebilme ve teknoloji. Apple Watch, çok sayıdaki tasarımla birlikte tüketicilerle buluşacak. Bu durum, akıllı saatlere yönelik tasarım noktasındaki eleştirilerin neredeyse sıfır seviyesinde olmasının temel faktörü. Apple Watch, teknoloji yapı taşlarıyla da muazzam.

Zarif bir tasarıma sahip ve safir ekranlı Apple Watch’un yan tarafından ‘home’ tuşu yer alıyor. Dönebilen bu tuş ile ekranda zaman ve saati ayarlamanın yanı sıra zoom da yapılabiliyor. Apple Watch’un bir diğer ilgi çekici özelliği ise saatin dokunmayı, vurmayı ya da tıklamayı ayırt edebiliyor olması. Akıllı telefonlarda kullanılan kapasitif ekranlarda dokunma basıncı hissedilemiyorken, Apple Watch’a sert dokunmanız, vurmanız ya da tıklamanız ayırt edilebiliyor.

Saatin arayüzü tamamen özelleştirilebilir durumda. 3. Parti uygulama geliştiricilerin hazırladıkları da dahil olmak üzere çeşitli saat arayüzlerini kullanabilmek mümkün.

Apple Watch - White

Apple Watch’un farklı renklerde ve malzemelerde kayışları bulunuyor. Geniş bir yelpaze sunan bu özellik, ürünün metal ya da silikon kılıflarla daha sade tasarımlarla kullanımına olanak tanıyor. Ayrıca altın kordon seçeneği de var. Sadece kordon değil, bileklik tarzı kayışlarla da gelen Apple Watch, tam anlamıyla ‘her zevke’ hitap etmeyi hedefliyor. MagSafe benzeri şarj aleti ile gelen Apple Watch, arkasında yer alan bölümlerden şarj olabilecek.

Her akıllı saat gibi Apple Watch’da sağlık ve spora öncelik veriyor. Saatin arka yüzeyinde bulunan kalp ritim sensörü gibi sensörler spor yapmanıza yardımcı oluyor. Üründe 4 farklı sensör bulunuyor. Apple Watch yaktığınız kaloriyi ölçüyor ve attığınız adımları sayabiliyor. iPhone’un GPS’ini kullanan akıllı saat, sanal bir spor hocası gibi de çalışabiliyor. Apple Watch’dan önce tanıtılan Apple Pay kablosuz ödeme sistemi, Apple Watch tarafından da destekleniyor. Akıllı saatinizi ödeme noktasına yakınlaştırarak kredi kartınız ile ödeme yapabileceksiniz.

Apple Watch, tüm bu özellikleri ile birlikte düşünüldüğünde sektörde önemli satış başarılarının hedeflenmesini haklı çıkarıyor. 2015’in ilk aylarında tüketicilerle buluşacak olan akıllı saat, beklentileri adeta körüklüyor. Başarılı pazarlama hamleleri ile bilinen Apple’ın bu aygıt segmentine yoğun ilgisiyle birlikte kalıcı olarak algıya yerleşme hamlesi hız kesmeden sürüyor. Cihazın, başta ABD olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde yoğun ilgi görmesine kesin gözüyle bakılıyor.

YORUM

Yorumlar 0